Üyelik

Girişimciye hem vizyon hem de bilgi gerek

Bazen beklenmeyen fikirler, beklenmeyen girişimleri beraberinde getiriyor, hatta beklenmeyen bir başarıya neden olabiliyor. Leonardo Group için daha önce hiç söz konusu olmayan bir sektör, „Döner“ sektöründen doğan bir fikir, zaten başarılı olan şirketin ürün yelpazesini genişletebildi. Proje yöneticisi Mustafa Elçivan, Leonardo Group’un bu maceraya atılmasını doğru buluyor, lüks dönere artan ilgi de ona hak veriyor.

Döner fikri, ilk bakışta Türk gastronomisiyle aslında pek ilgisi olmayan Leonardo Group’a nereden geldi?

Biz ağırlıklı olarak ECE Group’la çalışıyoruz. ECE Group dünyanın birçok ülkesinde, bunların arasında Türkiye de önemli yer kaplıyor, alışveriş merkezleri işleten bir şirket. Biz ise gastronomide yer edinmiş, özellikle İtalyan gastronomisinde etkin bir şirketiz. Düsseldorf olsun, Kuzey Ren Vestfalya’da başka şehirler olsun, yüksek bir kalite standardına sahip İtalyan lokantaları ve dondurmacılar işletiyoruz. ECE Group bize gelip, bir döner lokantası açma fikrinden bahsedince, ilk anda pek sıcak bakmadık bu girişime. Yine de üzerinde düşündük ve bu işe girmeye karar verdik. 

Bu kararınız nasıl gelişti?

Öncelikle ECE Group gibi bir şirketin basit bir dönerci dükkanı istemediğini biliyorduk. Yani başka konseptler koymak gerekiyordu ortaya. Bizim için de bu sözkonusu değildi zaten. Dolayısıyla bu aşamada Alice Premium Döner fikri doğdu. Önce bize Essen’de, Almanya’nın en büyük şehir içi alışveriş merkezi Limbecker Platz’ta bir dükkan önerildi. Burası hoşumuza gidince de tasarımlara başladık. Biliyorsunuz, biz İtalyan dizayncılarla çalışıyoruz. Leonardo Group CEO’su Ali Erdoğan bunun üzerine İtalya’da bir süre kalarak orada bu işin uzmanlarıyla tasarımlar hazırladı. Ayrıca Türkiye’den de bir uzman getirttik, onunla da birlikte yaptığımız çalışmaların sonucunu ECE Group’a sunduk ve sistem gastronomi konseptimizle onay gördük.

Peki endişeleriniz var mıydı bu süreçte?

Biz profesyonel bir şekilde gastronomi de çalıştığımız için, bizim için „Hadi şu işe de atılalım“ diye bir şey yok. Yani bir his meselesi değil. Biz bu işi konsepsyonel ele aldık, araştırmasını yaptık, yüksek kalite olmasını, her köşe başında rastlanan bir şey olmamasını istedik. Amacımız her zaman güzel bir ortamda, iyi bir fiyata kaliteli bir ürün sunmak. Bunun araştırmasını yapınca da olmaması gibi bir olasılık söz konusu değildi zaten. Tabi dönerle daha önce hiç bir ilgimiz yoktu, ama bunun detaylı bir şekilde araştırmasını yaptıktan sonra, bu alana da yatırım yapmayı doğru bulduk. Ama bu demek değildir ki, olduğumuz yerde kalıyoruz ya da yerimizde sayıyoruz. Aksine, CEO’muz Ali Erdoğan sürekli yeni fikirler geliştiriyor, bazen de bize başkaları ihtiyaçlarıyla geliyor, biz de ona göre bir konsept, bir tasarım üretebiliyoruz. 

Bu tür girişimler için gerekli olan özellikler nedir?

Bunu aslında genel geçer bir şekilde söylemek lazım. Öncelikle disiplin gerekiyor. Tabi ki eğitim ve vizyon da çok önemli. Bir de tabi işin peşini bırakmayacaksınız. Bakın şöyle bir hatıramvar. Ali Erdoğan ve ben üniversitede birlikte okuduk ve ikinci yarıyılda Düsseldorf Königsallee’ye gelmiştik dolaşmak için. „Burada bir dondurmacı açsak, ne güzel olur“ dedik. Bu kadar yıl sonra da gerçekten o fikir hep aklımızda kalmış, sonunda da Gran Caffé Leonardo açıldı. Dolayısıyla vizyonların önemi büyük diyebiliyorum. Bir girişimcinin ayrıca hangi piyasaya gireceğini çok iyi bilmesi lazım, o piyasayı iyice araştırması lazım. Tabi hayaller de önemli, ama sonra o hayalleri hayata geçirmek için ciddi bir biçimde çalışmak gerekiyor. Yalnız para için yapmamak gerekiyor bir işi. İşini, hesabını, kitabını doğru düzgün yaparsan, para da gelir zaten. 

Diese Seite verwendet Cookies, weitere Informationen finden Sie hier.
Verstanden