<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İçimizden Biri Archives - ATIAD</title>
	<atom:link href="https://www.atiad.org/tr/category/icimizden-biri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.atiad.org/tr/category/icimizden-biri/</link>
	<description>Europäischer Verband der türkischen Unternehmer und Industriellen</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Sep 2022 13:13:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.atiad.org/wp-content/uploads/cropped-ATIAD_FAVICON-32x32.png</url>
	<title>İçimizden Biri Archives - ATIAD</title>
	<link>https://www.atiad.org/tr/category/icimizden-biri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Dr. med. Dilek Gürsoy</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-dr-med-dilek-guersoy/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 12:43:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2596</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-dr-med-dilek-guersoy/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Dr. med. Dilek Gürsoy</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div style="padding:56.25% 0 0 0;position:relative;"></div><script src="https://player.vimeo.com/api/player.js"></script>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-dr-med-dilek-guersoy/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Dr. med. Dilek Gürsoy</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Cihan Süğür</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-cihan-sueguer/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 12:39:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2591</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-cihan-sueguer/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Cihan Süğür</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div style="padding:56.25% 0 0 0;position:relative;"></div><script src="https://player.vimeo.com/api/player.js"></script>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-cihan-sueguer/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Cihan Süğür</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Serap Güler</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-serap-gueler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 12:22:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2586</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-serap-gueler/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Serap Güler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div style="padding:56.25% 0 0 0;position:relative;"></div><script src="https://player.vimeo.com/api/player.js"></script>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-serap-gueler/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Serap Güler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Gülistan Yüksel</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-guelistan-yueksel/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Nov 2021 19:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2579</guid>

					<description><![CDATA[<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-guelistan-yueksel/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Gülistan Yüksel</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div style="padding:56.25% 0 0 0;position:relative;"></div><script src="https://player.vimeo.com/api/player.js"></script>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/icimizden-biri/atiad-60-yil-kutlamasi-guelistan-yueksel/">ATİAD 60. Yıl Kutlaması &#8211; Gülistan Yüksel</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AZİZ SARIYAR &#8211; HAYALİM HEP AVUKAT OLMAKTI</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/haber/aziz-sariyar-hayalim-hep-avukat-olmakti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Jun 2021 06:51:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2573</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aziz Sarıyar – Hayalim hep avukat olmaktı Aziz Sarıyar 2013 yılından bu yana ATİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütüyor. 4 yaşında geldiği Almanya’da avukatlık hayalinin peşinden koşan Sarıyar, 500 yıllık tarihi bulunan Marburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin ilk Türk mezunu. 25 yıl önce avukat olarak başladığı hukuk bürosunun 2020 yılından bu yana sahibi olan Aziz Sarıyar; eğitim [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/aziz-sariyar-hayalim-hep-avukat-olmakti/">AZİZ SARIYAR &#8211; HAYALİM HEP AVUKAT OLMAKTI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>A</strong><strong>ziz Sarıyar – Hayalim hep avukat olmaktı</strong></p>



<p>Aziz Sarıyar 2013 yılından bu yana ATİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yürütüyor. 4 yaşında geldiği Almanya’da avukatlık hayalinin peşinden koşan Sarıyar, 500 yıllık tarihi bulunan Marburg Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin ilk Türk mezunu. 25 yıl önce avukat olarak başladığı hukuk bürosunun 2020 yılından bu yana sahibi olan Aziz Sarıyar; eğitim hayatı, hedefleri, görüşleri ve ATİAD hakkındaki düşüncelerini bizlerle paylaştı.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Members:</strong>&nbsp;Aziz Bey bize kendinizden bahseder misiniz?</p>



<p><strong>Aziz Sarıyar:&nbsp;</strong>1969 yılında Antalya Akseki’ye bağlı Süleymaniye köyünde doğdum. Babam o zaman Almanya’daydı. İlk önce 1963 yılında Belçika’da bir maden ocağında, ardından da emekli olana kadar Almanya’da çalıştı.</p>



<p>1973 yılında annemi, erkek kardeşimi ve beni yanına aldırdı. O zamanki plan ben ilkokula başlayana kadar babam iki yıl daha Almanya’da çalışacak, sonra Türkiye’ye kesin dönüş yapacaktık. Ancak o iki yıl geçti, üzerine 46 yıl daha eklendi ve hala buradayız.</p>



<p>Çocukluğum ve okul hayatım Hagen‘da geçti. Orada temel ortaokulu (Hauptschule) bitirdikten sonra liseye (Gymnasium) geçtim. Liseden mezun olduktan sonra Marburg’da hukuk okumaya başladım. Bir yıl sonra hukuk eğitimine yeni başlayan eşimle tanıştım. Benim hukuk stajım için 1996 yılında Düsseldorf’a taşındık ve o gün bugündür de Düsseldorf’ta yaşıyoruz. Eşim de avukat oldu ve bir şirketin hukuk departmanını yönetiyor. Okula giden iki çocuğumuz var.&nbsp;</p>



<p>Stajımı tamamladıktan sonra 1998 yılında Düsseldorf yakınlarındaki Korschenbroich kentinde iki avukatlı bir hukuk bürosunda avukatlık yapmaya başladım. 3 yıl sonra o hukuk bürosunun ortağı oldum. 2020 yılında da hukuk bürosunu tamamen tek başıma devraldım. Şu an yedisi avukat 14 çalışanı olan bir hukuk bürosu olduk.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Hukuk alanında eğitim almak fikri nasıl oluştu? Eğitiminiz süresince ikinci nesil göçmen çocuğu olarak zorluklarla karşılaştınız mı?</p>



<p><strong>Aziz Sarıyar:</strong>&nbsp;1970 ve 80’lerde ilk nesil göçmenlerin çoğunun düşüncesi birkaç yıl Almanya’da çalışıp sonra Türkiye’ye dönmekti. O bakımdan çocukların eğitimi ilk planda gelmiyordu. Daha ziyade, çocuklar bir an önce temel okul eğitimlerini tamamlasınlar ve en kısa zamanda iş hayatına atılsınlar düşüncesi yaygındı. Bu nedenden ötürü o yıllarda göçmen çocukların, mezuniyet sonrası meslek eğitimi yapmaları için „Hauptschule“ yani temel ortaokula gitmeleri çok olağandı.</p>



<p>Benim şansım anne ve babamın durumu çabuk idrak etmeleri oldu. Türkiye’ye o denli çabuk dönemeyeceğimizin farkına erken varmaları nedeniyle, bizim iyi bir eğitim almamız, bir meslek edinmemiz, fabrikada çalışmak zorunda kalmamamız için okul eğitimlerimize önem verdiler. Bizleri teşvik edip desteklediler. Eğitimin sosyal ilişkilerdeki önemini kavradılar. Eğitimlerimizi sürdürebilmemiz için ellerinden geleni yaptılar. Bu şekilde hedeflerimizi gerçekleştirebilmemizi sağladılar.</p>



<p>O dönem çevremdeki yaşıtlarım benim hukuk eğitimi alma isteğimi hiç anlamadılar. Her zaman, eğitimimi tamamlayana kadar onların ne kadar para kazanabileceklerini ileri sürdüler. Almanya’daki hukuk eğitimimin Türkiye’ye dönmemiz durumunda hiçbir geçerliliği olamayacağını, Almanya’da kalmamamız durumunda ise bir Türk olarak kabul görmeyeceğimi iddia ettiler.</p>



<p>Benim diğer bir başka şansım ortaokuldaki öğretmenimdi. Sekizinci sınıfta sınıf arkadaşlarıma avukat olma isteğimi söylediğimde okulda bana inanan, hayallerimi ciddiye alan tek kişi öğretmenimdi. Anne-babama ve bana bu hedefime varmak için nasıl bir yol izlememiz gerektiğini anlattı. Liseye başvurumda bana çok destek verdi ve bizzat okulla kendisi konuştu. Liseye başladığımda 750 öğrenci arasındaki 3 Türk öğrenciden biriydim. Bu üniversitede de bu şekilde devam etti. Üniversitedeki 20 bin öğrencinin sadece 40’ı Türk idi. Onların da büyük kısmını Türkiye’den Almanya’ya master veya doktora yapmak için gelenler oluşturuyordu. Göçmen çocukları değillerdi. Ben yaklaşık 500 yıllık tarihi olan üniversitenin hukuk bölümünden mezun olan ilk Türk öğrenciydim.</p>



<p>Her yerde yabancı veya ilk olmanın avantajları ve dezavantajları var. Bizim örnek alabileceğimiz, meslek seçiminde tavsiyelerde bulunabilecek veya ödevlerimizi yapmamıza yardımcı olabilecek rol modellerimiz veya akıl verenlerimiz olamadı. Anne ve babamın tüm desteklerine rağmen, birçok şeyi kendi başımıza yapmak durumundaydık. Bu birçok ikinci nesil temsilcisinin okul eğitimlerinde tek başına altından kalkamayacağı ağır bir yüktü. Benim görüşüm bu neslin çocukları arasında üstün yetenekli, akıllı ve zeki çok sayıda kişinin değerleri anlaşılamadı ve büyük yetenekler kaybolup gitti. &nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>25 yıl önce avukat olarak girdiğiniz hukuk bürosunun sahibi oldunuz. Adeta basamakları tek tek çıkarak zirveye ulaştınız. Motivasyonunuz neydi? Böyle bir hedef belirlemiş miydiniz kendinize? Genç hukukçulara neler önerebilirsiniz?</p>



<p><strong>Aziz Sarıyar:</strong>&nbsp;Ben daha çok küçük yaşlarda hayalimi belirlemiştim. Okul durumum ilk bakışta bu hayalimi gerçekleştirmeme müsait değilmiş gibi görünse de avukat olmak mesleki tek hayalimdi. Bendeki güçlü adalet duygusu ile de sadece avukat olduğumda ve bunu başkaları yararına kullandığımda mutlu olabilirdim. Bu benim düşüncemdi ve bundan hiç vazgeçmedim. Hatta daha sonra, hakim veya savcı olabileceğim zamanlarda da bu düşüncemden sapmadım.</p>



<p>Benim için bir gün bir hukuk bürosu ortağı olacağım veya kendime ait bir hukuk bürom olacağı çok açıktı. Bunun altında yatan önemli bir neden, kendimin patronu olmak, ne yapıp yapmayacağıma kendim karar vermek vardı.</p>



<p>Bu motivasyon veya hedef belirleme hukuk fakültesinden mezun olan ve kariyer planı yapan her hukukçu için geçerli değildir. Bir hukukçunun önünde, sadece hakimlik veya avukatlık gibi klasik yolların dışında birçok perspektif bulunur. Benim açımdan önemli olan şey, her meslekte veya üniversite eğitiminde olduğu gibi kalıpların dışında düşünmek ve staj ve yan iş olarak pratikte erken deneyim sahibi olmaktır.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Almanya’da şirket kurma konusunda uzun yıllara dayanan bir tecrübeniz var. Türkiye’den çok sayıda önemli firmalara danışmanlık hizmeti sağlayıp, yol gösteriyorsunuz. Almanya’da şirket kurmak isteyen girişimciler, iş insanlarına ne gibi ipuçları verirsiniz?</p>



<p><strong>Aziz Sarıyar:</strong>&nbsp;Almanya’da yatırım planlayan her yabancı yatırımcının bilmesi gereken ilk şey, her ülkenin, hukuki kuralların dışında, kendine özgü kurallarının olduğudur. Her piyasanın kendine özgü bir çalışma yöntemi vardır. Bir ülkede başarıyı yakalamış bir girişimin Almanya’da da aynı şekilde başarılı olmasını beklemek doğru değildir. Bu nedenle piyasa, ilgili düzenlemeler, tüketici davranışları, iş piyasası, teşvikler ve bunun gibi önemli konular hakkında önceden bilgi sahibi olunması önemlidir. Danışmanlara başvurmaktan çekinilmemelidir. Özellikle Türkiye’den gelen birçok yatırımcı buradan tasarruf etmeye çalışmaktadır. Bu danışmanlık hizmetlerini bir gider olarak görmekte ve bunlardan tasarruf etme yoluna gitmektedirler. Oysa ki bu danışmanlıklar, firma için birer yatırım mahiyetindedir.</p>



<p>Şu unutulmamalıdır ki; Türkiye’de sektörünün liderlerinden biri olan bir şirket veya çok bilinen bir marka Almanya’da hiç bir anlam ifade etmeyebilir. Ve Türkiye’de uygulanan ve başarılı olmuş konseptin birebir Almanya’ya taşınması başarısızlığa yol açabilir.&nbsp;</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Bir yandan hukuk büronuzun işleri, diğer yandan mahkemeler, davalar, duruşmalar, bir de bunun yanında ATİAD Yönetim Kurulu Başkanlığı&#8230; Muhakkak çok yoğun bir çalışmayı gerektiriyor bütün bunlar. Nasıl bir düzende çalışırsınız? Çalışma sisteminiz, prensipleriniz, olmazsa olmazlarınız nelerdir?</p>



<p><strong>Aziz Sarıyar:&nbsp;</strong>Kişi yaptığı işten zevk almalıdır. Bu işte ve çalışma hayatında başarılı olmanın ön koşuludur. Ancak o takdirde kişi görevlerini yerine getirebilmek için enerjiye sahip olur ve iş üzerindeki hakimiyetini kaybetmez.</p>



<p>Burada kuşkusuz, sadece görevlerini güvenle ve sorumluca yerine getiren değil, aynı zamanda çevresine pozitif enerji yayan insanlardan oluşan iyi bir ekip yaratmak da önemlidir.</p>



<p>Bu ekibi oluşturduktan sonra da teşvik etmeyi, yetki vermeyi ve iletişim kurmayı unutmamalısınız. Sadece birlikteyken daha güçlüsünüz.</p>



<p>Ben avukatlık mesleğimi seviyorum. ATİAD Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevlerim benim için hem bir yük hem de gururla yerine getirdiğim bir onur. Her iki pozisyonda da hem müvekkillerime karşı hem de üyelerim ve çalışanlarıma karşı sorumluluk taşıyorum. Benim şansım, hem hukuk büromda hem de dernekte işleri kolaylaştıran yönetim kurulu üyeleri ve çalışanlardan oluşan iyi bir ekibe sahip olmam. Ve günün sonunda işleri eve götürmemek ve ailemin desteği…bu çok önemli.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>NSU Davası’nın müdahil avukatı olarak görev aldınız. Uzun yıllar Münih’te mahkemede duruşmaları takip ettiniz. Geriye dönüp baktığınızda bu davayla ilgili olarak; toplum vicdanı, mağdurların beklentileri ve Almanya’daki hukukun üstünlüğü gibi kavramlar açısından sizde nasıl bir intiba bıraktı?&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Aziz Sarıyar:</strong></p>



<p>NSU davası sadece büyük bir dava değil, aynı zamanda tarihi bir davaydı. Hukuki özelliğinin yanısıra, Alman tarihine bir ders niteliği taşımaktadır. Görünüşte sağlam olarak bilinen demokrasinin derinliklerindeki tehlikeli akımların gün ışığına çıkmasına yarayan bir toplum röntgeniydi. NSU davası demokrasi düşmanlarının ruhlarını daha iyi anlamamızı sağladı ve doğu ile batı Almanya‘nın birleşmesinde hatalar yapıldığını gözler önüne serdi.</p>



<p>Bu dava bize aynı zamanda emniyet güçleri ve anayasayı koruma görevlilerinin kendilerine olan sarsılmaz özgüvenlerine bir projektör tutmamıza da vesile oldu. Uzun yıllar yanlış yönde araştırma yaptıktan sonra, Türk mafyasının&nbsp;cinayetleri işlediğini savunan polislerin ayaklarının yere basmasını sağladı. Yine bu davada her şeyi kontrol altında tuttuklarını ilan eden anayasa koruyucuları vardı ama anayasayı anayasa olarak görmeyen bir terör örgütünü yıllarca görmezden geldiler. Ayrıca, bu dava ne kadar çok polis ve anayasayı koruma görevlilerinin sağ kesime nasıl da toleranslı olduklarını gösterdi.</p>



<p>Benim bu süreçte Alman mahkemelerine olan güvenim sarsılmadı, çünkü mahkemeler suçların gerçek anlamda aydınlatılmasını sağlayacak en az araç ve imkana sahipler. Bunun soruşturma makamları, savcılık tarafından yapılması gerekir. Bu durumda, bunu yeterince yapmadıkları gibi, NSU ve çevresini de küçük çaplı tutmak istediler.</p>



<p>Bir eleştrim de bu konuda Alman Federal Hükümeti’ne olacak. Ne yazık ki, federal hükümet cinayetleri ve arka planlarını temizlemek için mümkün olan her şeyi yapma sözünü çabucak unutuverdi.</p>



<p>Ancak biz aşırı sağcılığa karşı toplumsal ve siyasi mücadelenin NSU sürecinden bağımsız olarak devam etmesi gerektiğini unutmamalıyız. Bu süreçten sonra Almanya&#8217;daki sağcı şiddet sorununun çözüldüğünü düşünen herkes büyük bir yanılgı içerisindedir.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>ATİAD’da başkan olarak dördüncü döneminizi yaşıyorsunuz. Biraz başkan gözüyle ATİAD’ı anlatır mısınız? ATİAD’ın Almanya’daki Türk iş dünyası için önemi nedir? ATİAD ile ilgili ne gibi planlarınız var?</p>



<p><strong>Aziz Sarıyar:&nbsp;</strong>Benim ATİAD’ı tanımam avukatlığa başladığım ilk yıllara dayanır. Genç bir avukat olarak ATİAD’ın gerçekleştirdiği etkinliklere dinleyici veya seyirci olarak katılırdım. O zamanlar anladım ki, ATİAD, politik bağımsızlığı, demokratik ve tarafsız duruşuyla Almanya’daki diğer tüm Türk derneklerinden ayrıydı.</p>



<p>Dernek içinde daha aktif bir rol alıp alamayacağım sorulduğunda, hiç düşünmeden kararımı verip üye oldum. İki yıllık yönetim kurulu üyeliğinden sonra, üyelerimiz bana gösterdikleri güvenle beni başkan olarak seçtiler. Bu bakımdan onlara müteşekkirim.</p>



<p>30 yıldır demokratik ve laik duruşundan taviz vermeyen böyle bir derneğe başkan olmak benim için bir onurdur. Bu süre zarfında birçok dernekler kuruldu, hükümetler, politikacılar geldi geçti, ancak derneğimiz bağımsızlığı ve tarafsızlığı nedeniyle varlığını hep sürdürdü ve devamlı büyüdü.</p>



<p>Yıllar boyunca sadece üyelerimizin yanında olmaya değil, Türkiye ile başta Almanya olmak üzere Avrupa arasında bir köprü görevi görmeye çalıştık. Bunun yanında sosyal ve toplumsal projeler başlattık ve başarıyla uyguladık.</p>



<p>Güvenilir, ciddi ve bağımsız çalışmalarımız sayesinde federal ve eyalet hükümetleri nezdinde birçok makam, kurum ve kuruluşlar için; Türkiye, Avrupa‘daki Türkiye kökenli göçmenler ve iş insanları konusunda ilk başvurulacak referans merkezi olduk.</p>



<p>Ancak bir dernek de dönemin sosyal ve ekonomik gelişmelerini göz ardı etmemelidir. Görev sürem boyunca üyelerimizin onayı ile tüzüğümüzü Türk kökenli olmayan şirketlerin de derneğimize üye olabilmesi yönünde değiştirdik. Bu açılım, ilkelerimizi kabul eden firmaları Türk kökenli olsun olmasın tek çatı altında bir araya getirmeye hizmet etmektedir. Biz de artık bu ayrımı daha fazla yapmak istemiyoruz.</p>



<p>Yakın bir gelecekte faaliyet alanlarımızı genişleterek, yönetici ve uzmanlara da ATİAD çatısı altında biraraya gelme, fikir alışverişinde bulunmaya fırsat sağlayacak bir organizasyona gideceğiz.</p>



<p>Ayrıca, hem sektörel hem de güncel ekonomik ve siyasal konuları ele alacak ve gerektiğinde çözüm önerileri geliştirecek yeni çalışma grupları oluşturacağız.</p>



<p>Son olarak, son görev döneminde oluşturduğumuz ATİAD Akademi’yi çok önemsiyorum. Bu sayede seminerler, konferanslar ve paneller düzenleyerek üyelerimiz ve paydaşlarımıza, kendileri ve çalışanları için kendilerini geliştirebilecekleri, bilgi edinebilecekleri ve yeni fikirler geliştirebilecekleri fırsatlar sağlıyoruz.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/aziz-sariyar-hayalim-hep-avukat-olmakti/">AZİZ SARIYAR &#8211; HAYALİM HEP AVUKAT OLMAKTI</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TOLGA HALİCİ</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/haber/tolga-halici/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2021 11:24:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2558</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tolga Halıcı – Enerjik, Sosyal ve Yenilikçi Tolga Halıcı, ATİAD’ın çiçeği burnunda yönetim kurulu üyesi. Daha üniversite yıllarındayken kurduğu ve&#160;büyük ölçekli firmalara ürün, marka tasarımı ve pazarlama strateji hizmetleri sunan Tasarım Kurumsal Kimlik Ajansı ile iş hayatına adım atan Halıcı, 2000 yılından bu yana Almanya’da yaşıyor.&#160;Savunma sanayi, radyasyon doz takip ve izleme, tıbbi cihaz ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/tolga-halici/">TOLGA HALİCİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Tolga Halıcı – Enerjik, Sosyal ve Yenilikçi</strong></p>



<p><strong>Tolga Halıcı, ATİAD’ın çiçeği burnunda yönetim kurulu üyesi. Daha üniversite yıllarındayken kurduğu ve&nbsp;büyük ölçekli firmalara ürün, marka tasarımı ve pazarlama strateji hizmetleri sunan Tasarım Kurumsal Kimlik Ajansı ile iş hayatına adım atan Halıcı, 2000 yılından bu yana Almanya’da yaşıyor.&nbsp;Savunma sanayi, radyasyon doz takip ve izleme, tıbbi cihaz ve biyoteknoloji olmak üzere 4 ana sektörde faaliyet gösteren&nbsp;Allied Technologies Group‘un kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan Tolga Halıcı, iş dünyası, yapmak istedikleri, düşünceleri ve ATİAD hakkındaki görüşlerini ATİAD Üyeleri ile paylaştı.</strong></p>



<p><strong>ATİAD Members:&nbsp;</strong>Bize kendinizden bahseder misiniz?</p>



<p><strong>Tolga Halıcı:</strong>1977 Ankara doğumluyum. Orta ve Lise öğrenimimi Ankara Özel Yükseliş Koleji’nde tamamladıktan sonra 1999 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünden mezun oldum. Üniversitede okurken 1998 yılında büyük ölçekli firmalara ürün, marka tasarımı ve pazarlama strateji hizmetleri veren Tasarım Kurumsal Kimlik Ajansı’nı kurdum. Bu süreçte çözüm ortağı olarak çalıştığım uluslararası bir havacılık ve savunma sanayi firmasının Almanya operasyonlarını yönetmek üzere 2000 yılında Kuzey Ren Vestfalya eyaletine bağlı Wermelskirchen şehrine yerleştim. Almanya’da kurduğum şirket ile bir yandan NATO Tedarik (NAMSA) ve Savunma Sanayi projelerini yönettim diğer yandan da Wuppertal’de Bergische Universität Ekonomi bölümünde ikinci lisans eğitimime&nbsp;devam ettim.&nbsp;2002 yılında, halen Yönetim Kurulu Üyesi olduğum, Wermelskirchen merkezli AT TECHNOLOGIES GmbH ve Ankara merkezli STH TEKNOLOJİ A.Ş. firmalarının kurucu ortağı olarak Allied Technologies Group&nbsp;&nbsp;(ATG) kuruluşunda yer aldım. Birçok dernek ve çalışma grupları ile hem mesleki hem de sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak yer aldım. Evliyim ve iki çocuk babasıyım.</p>



<p><strong>ATİAD Members:&nbsp;</strong>Kurduğunuz şirketler ve yatırımlarınız hangi sektörlerde faaliyet gösteriyorlar?</p>



<p><strong>Tolga Halıcı:&nbsp;</strong>Allied Technologies Group (ATG), biri&nbsp;F-4 savaş uçakları sistemcisi, biri istatistikçi/mali müşavir, biri elektronik mühendisi ve bir diğeri de endüstriyel tasarımcısı olan dört ortak ile&nbsp;2002 yılında&nbsp;Türkiye ve Almanya’da (&nbsp;<strong>STH Teknoloji A.Ş.</strong>&nbsp;/&nbsp;<strong>AT Technologies GmbH)</strong>&nbsp;eşzamanlı kuruldu.Kuruluş amacı olarak, savunma sanayi ve uzay/havacılık sektöründe yedek parça ve madeni yağ ürünlerinin broker/distribütörlük faaliyetleri belirlendi. Ancak kısa bir süre sonra Almanya’da yerleşik olmanın avantajı ile tıbbi cihaz pazarında, insan ve hayvan kaynaklı dokular ile yara tedavi ürün gruplarının Almanya, Türkiye, Almanca konuşan ülkeler ile EMEA ülkeleri distribütörlüğü faaliyetlerine başladı. STH ve AT firmalarımızın yanında sadece Türkiye’de ve tıbbi cihaz alanında faaliyet göstermek üzere kurulan&nbsp;<strong>İntegral Sağlık Teknolojileri Ltd.Şti</strong>. gruba katıldı.2013 yılında Almanya merkezli RadPro GmbH firmasıyla ortaklık kurarak TLD sistem alt yapısı ile personel pasif doz ölçümü alanında hizmet vermek üzere&nbsp;<strong>RadAt Dozimetri Laboratuvar Hizmetleri A.Ş.</strong>’yi kurduk. Uzman kadromuz, ISO17025 akreditasyon ve TAEK uygunluk belgesi ile yaklaşık 13.000 doktor, teknisyen ve personele kişisel maruz kaldıkları doz okuma ve raporlama konusunda hizmet vermekteyiz. RadAt, bu yeterlik ve uygunluğa sahip Türkiye’de faaliyet gösteren 3 firmadan biridir. Böylelikle ilk Alman sermayeli ve Know-How’lı ortak şirketimizi kurmuş olduk.</p>



<p><strong><em>“Tıbbi cihaz üreticisi olma hedefi”</em></strong></p>



<p>Sektör ve pazar deneyimimiz bizleri tıbbi cihaz üreticisi olma hedefine yöneltti. 2014 yılında Ar-Ge çalışmaları ve üretim faaliyetlerinin ilk adımlarını attık. Bu kapsamda cihaz yazılım ve tasarım hakları tamamen AT Technologies GmbH firmamıza ait INTEGRO Negatif Basınç Yara Tedavi Cihazı(NPWT) ve bu cihaza ait TimeSet disposable ürün grubunun üretimi&nbsp;&nbsp;ve CE markalama süreci 2018 yılında tamamlandı. Burada kazandığımız tecrübe ve kabiliyet ile 2019 yılında, yine yazılım ve tasarım hakları AT Technologies GmbH firmamıza ait kişiye özel tek kullanımlık NPWT cihazı&nbsp;<strong>INTEGRO SOLO</strong>’nun belgeleme ve üretim çalışmalarına başladık. Covid-19 ile kişiye özel cihazların büyük önem arz ettiği yeni dönemde hızlı aksiyon alınarak, CE sertifikalama süreci 2020 yılında tamamlandı. Seri üretim 2020 yılının üçüncü çeyreğinde tamalanarak, cihaz aktif olarak pazara sunuldu.</p>



<p><strong><em>“İnsan ve hayvan kaynaklı dokular ile biyoteknoloji”</em></strong></p>



<p>2019 yılında insan kaynaklı kemik doku üretimi için harekete geçtik. STH A.Ş. ile Delta Trade Company – DTC A.Ş. ortak girişimi ve Telos GmbH ile Berlin Charite`Üniversitesi Hastanesi Know-How’ı ile Ankara’da GMP (İyi Üretim Uygulamaları) standartlarında insan kaynaklı kemik doku işlemek üzere&nbsp;<strong>GREFT BİYOTEKNOLOJİ A.Ş.</strong>’yi kurduk. 2020 yılında Sağlık Bakanlığından alınacak faaliyet izin belgesi ile ilk ürünlerin 2020 yılı sonu veya 2021 yılının ilk çeyreğinde sahada olması hedeflenmektedir.Savunma sanayi, radyasyon doz takip ve izleme, tıbbi cihaz ve biyoteknoloji olmak üzere 4 ana sektörde gösterdiğimiz faaliyetler için 40’a yakın kalifiye takım arkadaşlarımız ile pazarlamadan üretime, kalite yönetiminden AR-GE’ye bütün departmanlarda her geçen gün büyümeye devam ediyoruz.</p>



<p><strong>ATİAD Members:&nbsp;</strong>Ufukta ne gibi yeni hedefler var?</p>



<p><strong>Tolga Halıcı:</strong>&nbsp;Özellikle enerji sektörüne yönelik olarak, Alman endüstriyel boya üreticisi Geholit+Wiemer firmasının Türkiye Distribütörlüğüne başladık. Faaliyetimiz şu aşamada sadece distribütörlük şeklinde devam ediyor, ancak ilerleyen zamanlarda Türkiye’de üretime yönelik bir yatırım hedefliyoruz. Bunun dışında, savunma sanayi, havacılık ve E-mobility sektörüne yönelik konnektör ve harness (kablolama) sistemleri üretimine yönelik faaliyetlerin ilk adımı olarak, AT Technologies bünyesinde Bergisch Born/Almanya’da 4000m2 alan üzerine kurulu üretim ve montaj tesisinin bu yıl içerisinde tamamlanması planlanmaktadır. Yıl sonu itibariyle ilk ürünlerin pazara sunulmasını hedefliyoruz. Yeni yatırım planı olan bu iki sektör için, Ankara Akıncılarda yer alan HAB – Uzay ve Havacılık Organize Sanayi Bölgesinde- STH TEKNOLOJİ A.Ş firmamıza 3.000m2 yer tahsisi edilmiştir. Tahsis edilen bu bölgede önümüzdeki 3 – 4 yıl içerisinde üretime yönelik tesis inşası tamamlanarak savunma sanayi, havacılık ve E-mobility sektörleri için Almanya’da planlanan üretimin devamı hedeflenmektedir.</p>



<p><strong>ATİAD Members:&nbsp;</strong>Çok yoğun bir çalışma programınız var. Bunun yanında bir de sosyal sorumululuklarınızı ihmal etmiyorsunuz. ATİAD Yönetim Kurulu Üyeliği de bunlardan biri. ATİAD ile yollarınız nasıl kesişti?</p>



<p><strong>Tolga Halıcı:</strong>&nbsp;Ticari hayata başladığım ilk günden beri, yaptığınız işten ve bulunduğunuz yerden bağımsız olarak insan ilişkilerinin önemine hep inanmışımdır. Hem Türkiye hem de Almanya’da ticari faaliyetlerine devam eden iş insanı olarak bunun özellikle Almanya’da ne kadar önemli olduğunu diğer ATİAD üyeleri gibi bir çok kez biz de tecrübe ettik. Bu bakış açısı ile Türk insanının ve Türkiye kökenli firmaların gerek Alman gerekse Türk ve hatta Avrupa Topluluğu otoritelerinin karşısında sesi, vizyonu, temsilcisi olacak, ortak hareket edilebilecek&nbsp;&nbsp;bir yapı arayışı içerisinde idik. Almanya’da ticari faaliyetlerimize başladığımızdan beri ATİAD faaliyetlerinden haberdar olmamıza ve birçok etkinlik ve proje ile yollarımızın kesişmesine rağmen kayıtlı olmasak bile biz zaten kendimizi hep ATİAD’ın bir üyesi gibi hissediyorduk. 2018 yılı sonuna geldiğimizde derneğimizden gelen üyelik daveti ve değerli başkanımız Aziz Sarıyar’ın katkıları ile 2019 yılında ATİAD ailesine katıldık.&nbsp;</p>



<p><strong>ATİAD &amp; Members:&nbsp;</strong>Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Yeni normaller, belirsizlikler ve alternatif çalışma koşulları hayatımızın birer parçası oldu. Sizin geleceğe bakışınız nasıl? Nasıl bir iş dünyasına hazırlıklı olmalıyız?</p>



<p><strong>Tolga Halıcı:&nbsp;</strong>Dünya artık bizim iş hayatına atıldığımız yıllardakinden çok farklı, bambaşka bir noktaya ulaştı. 2000’li yılların başında iş insanlarının asıl amacı sadece katma değeri olan ürünlere ve hizmetlere marka değeri kazandırmaktı. Ancak ilerleyen yıllarda çevre bilinci, dijitalleşme, toplam kalite yönetimi gibi üretilen ürün veya hizmet dolaylı konular piyasaya arz edilen ürün ve hizmetlerden daha önemli duruma geçtiler. Bu süreçte şunu anladık ki, bizler ürün veya hizmet arz eden firmaların ötesinde proje üreten firmalar olmalıyız. Bu projeler, yeni bir ürün veya hizmetin fikir aşamasından başlayıp, sertifikalandırılıp seri üretimi yapılarak pazara arz edilmesi olabileceği gibi sadece bir mal veya hizmet arzını da kapsayabilir. Önemli olan bütün faaliyetlerimizi&nbsp;<strong>Sorumluluk, Duyarlılık ve Sürdürebilirlik</strong>&nbsp;(Responsibility, Sustainability, Sensibility) mottosu referansı ile toplam kalite yönetimi konusunda sertifikalandırılmak ve yönetimini bu sertifikasyonların belirlediği kalite standartlarında yürütmek olmalıdır. Bunun için birinci unsur insandır ve her türlü yatırım insana yapılmalıdır.</p>



<p>Diğer yandan Covid-19 süreci ile ticaret hayatı ve bütün iş modelleri tamamen değişti. Bu zamana kadar gelen bütün bilgiler, ezberler bozuldu. Artık bizi alışa gelmişin dışında iş alanları ve alışkanlıkları bekliyor. Bu yaşananlardan ve edindiğimiz tecrübelerden sonra, artık iş ve iş hayatının eskisi gibi olmayacağını anladık. Bu değişimin, zorlukları ile birlikte yeni fırsatları da getireceği aşikardır. Daha çok ofislerden, işyerlerinden uzak, daha mekandan bağımsız çalışma kültürleri gelişmek zorunda kaldı. Yeni iş normalinde her yerden çalışılabileceği için çalışma saatleri de artık esnekleşti, hatta çalışma saati diye bir kavram kalmadı.</p>



<p><strong><em>“Yeni hayalim”</em></strong></p>



<p>İşte bu yeni oluşum ile birlikte her çalışan arkadaşımızın yaptığı işten sonuna kadar keyif alacağı, yaptığı işi hobi olarak görebileceği, sonuna kadar sorumluluk alıp, bize yeni ufuklar, yeni iş alanları açacağı ve devamında da adeta ailesi gibi göreceği şirketinin en yüksek maddi ve manevi faydasından yararlanacağı çalışma alanı ve imkanları yaratmak oldu yeni hayalim. Ancak bu hayalin peşinden koştuğumuz zaman hem keyifli hem de verimli işlerin olduğu denizlere yelken açabiliriz.</p>



<p><strong>ATİAD Members:&nbsp;</strong>ATİAD’dan ne gibi beklentileriniz var?</p>



<p><strong>Tolga Halıcı:</strong>&nbsp;ATİAD hem Türk hem de Alman otoriteleri tarafından tanınan, tamamı ile bağımsız bir dernektir. Derneğimizin kuruluş felsefesi, Avrupalı Türk İş İnsanlarına iş hayatında rehber olması ve üyelerinin birey olarak gündeme getiremeyeceği sorun ve beklentilerinin kamuoyuna duyurulması ve biz iş insanlarını temsil etmesidir.&nbsp;Bu perpektifinin yanında bir de üyelerini güncel konu ve uygulamalar hakkında bilgilendirmek, üyelerini sürekli eğitimler ve projelerle desteklemek ve de üyeler arasında iletişimi ve işbirliğini güçlendirmesidir ATİAD’dan genel beklentim. Ancak pandemi ile hiç hesap edilemeyen bir süreç yaşadık. Bu süreçte uzakdoğu ülkelerinin üretim ve tedarik anlamında riskli bölgeler olabileceğini tüm dünya ile beraber öğrendik. Üretim ve tedarik anlamında uzak doğu ülkelerinin bıraktığı açığı, nitelikli iş gücü ve kaliteli üretimi yanında Avrupa pazarına çok yakın olması nedeni ile Türkiye’nin ve Türk firmalarının doldurabileceğini görüyoruz. Hem Almanya hatta Avrupa firmaları hem de Türkiye ve Türk firmaları adına bu fırsatı değerlendirmek gerekiyor diye düşünüyoruz. Gerek kendi üyeleri gerekse üyelerinin sağlayacağı network ile ATİAD’ın bu fırsatı değerlendirmek için etkin rol alabileceğine inanıyoruz.</p>



<p>Ancak bu beklentinin gerçekleşmesi için her üyenin aktif bir şekilde çalışması gerekmektedir ve biz üzerimize düşün görevi yerine getirmek için hazırız.</p>



<figure class="wp-container-2 wp-block-gallery-1 wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped">
<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-1-1.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="450" data-id="2564"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-1-1.jpeg" alt="" class="wp-image-2564" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-1-1.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-1-1-450x253.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-1-1-768x432.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-2.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="863" data-id="2563"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-2.jpeg" alt="" class="wp-image-2563" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-2.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-2-417x450.jpeg 417w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-2-768x828.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-3.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="600" data-id="2565"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-3.jpeg" alt="" class="wp-image-2565" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-3.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-3-450x338.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-3-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-4.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="600" data-id="2561"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-4.jpeg" alt="" class="wp-image-2561" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-4.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-4-450x338.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-4-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-5.jpeg"><img loading="lazy" width="466" height="499" data-id="2562"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-5.jpeg" alt="" class="wp-image-2562" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-5.jpeg 466w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-5-420x450.jpeg 420w" sizes="(max-width: 466px) 100vw, 466px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-6.jpeg"><img loading="lazy" width="660" height="497" data-id="2568"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-6.jpeg" alt="" class="wp-image-2568" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-6.jpeg 660w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-6-450x339.jpeg 450w" sizes="(max-width: 660px) 100vw, 660px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-7.jpeg"><img loading="lazy" width="667" height="498" data-id="2567"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-7.jpeg" alt="" class="wp-image-2567" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-7.jpeg 667w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-7-450x336.jpeg 450w" sizes="(max-width: 667px) 100vw, 667px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-8.jpeg"><img loading="lazy" width="314" height="170" data-id="2566"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/tolga-halici-8.jpeg" alt="" class="wp-image-2566"/></a></figure>
</figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/tolga-halici/">TOLGA HALİCİ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KEMAL ŞAHİN</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/haber/kemal-sahin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2021 11:01:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2534</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kemal Şahin – İş dünyasında bir şahin ATİAD’ın Kurucu Başkanı ve Premium Üyesi Santex’in Kurucusu Kemal Şahin, mühendislik okumak için geldiği Aachen’da kurduğu hediyelik eşya dükkanından on binlerce insana istihdam sağlayan bir holding devine dönüşünün hikayesini nasıl yazdığını anlattı. Members:&#160;Kemal Bey bize kendinizden bahseder misiniz? Kemal Şahin:&#160;Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Taşlıpınar Köyü’nde doğdum. Liseyi bitirdikten [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/kemal-sahin/">KEMAL ŞAHİN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Kemal Şahin – İş dünyasında bir şahin</strong></p>



<p>ATİAD’ın Kurucu Başkanı ve Premium Üyesi Santex’in Kurucusu Kemal Şahin, mühendislik okumak için geldiği Aachen’da kurduğu hediyelik eşya dükkanından on binlerce insana istihdam sağlayan bir holding devine dönüşünün hikayesini nasıl yazdığını anlattı.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Kemal Bey bize kendinizden bahseder misiniz?</p>



<p><strong>Kemal Şahin:</strong>&nbsp;Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Taşlıpınar Köyü’nde doğdum. Liseyi bitirdikten sonra&nbsp;Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni kazanmıştım, oraya gidecektim. O sırada Almanya’dan bir burs kazandım, Aachen Teknik Üniversitesi’nden ve oraya gitmeye karar verdim. Almanya’da Almanca öğrendikten sonra, Aaachen’da okumaya başladım. Amacım Almanya’yı tanımaktı. Almanya mühendislik alanında tanınmış bir ülkeydi. Rahmetli babam vasıtasıyla da Almanya’ya bir sempatim vardı. Amerika’ya da gidebilirdim, Fransa’ya da gidebilirdim. Ancak Almanya’da Türklerin olması da benim için bir avantajdı. Aachen Üniversitesi mühendislik alanında belki de Dünya’nın en iyi üniversitesi. Şehri araştırdım. Belçika’ya, Fransa’ya yakın. Daha sonra birçok Avrupa kentini tanımama, görmeme de vesile oldu. Mühendisliği bitirdim. Ama mühendislik yapmadım, sadece stajlarda mühendislik yaptım. Ve ticarete başladım. 5 bin Mark’la. Hediyelik eşya dükkanı açtım ve o çok hoşuma gitti. Baktım altı ay sonra para da kazanıyorum. Ondan sonra devam ettim.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Girişimcilik hikayeniz nasıl başladı? Sizi ticarete çeken faktörler nelerdi?</p>



<p><strong>Kemal Şahin:</strong>&nbsp;Ben de bilmiyordum, ama benim içimde ciddi bir ticaret ve girişimcilik ruhu, iş adamı olma potansiyeli varmış. O yeteneğimi bilmiyordum. İyi bir mühendis olduğumu düşünüyordum. Üniversite yıllarında fizik, matematik, kimya testlerinden hep iyi sonuçlar alıyordum. Fakat ona rağmen mühendis olarak çalışmayı düşünmedim. Aachen’da küçük bir dükkanla başladım. Gerçekten severek yaptım, günde on sekiz saat çalıştım. Ticareti çok hızlı bir şekilde öğrendim ve çok hızlı para kazandığımı da gördüm. Daha sonra insanlara iş vermeye başladım. &nbsp;İlk önceleri Türkiye’den bazı ürünleri alıp satmaya başladım. T-shirt falan. Almanya’ya ithal etmeye başladım. Ama öyle bir talep geldi ki, baktım Türkiye’deki insanlar bu talebe cevap veremiyorlar, boyunu posunu iyi yapamıyorlar, enini boyunu iyi yapamıyorlar. Ben de dedim en iyisi küçük bir fabrika kurayım. Bir bodrum katında küçük bir atölye açtık. O atölyede ağabeylerimi de yanıma aldım. Başka ortaklarımız da vardı. Küçük bir koleksiyon yaptım, 6-7 ürün. &nbsp;O sırada askere gittim. Ben askerden döndükten sonra bizim cirolarımız 5-10 misli arttı. Demek ki yaptığımız ürün doğru, orada bulduğumuz pazar doğruydu. Aslında ben pazardan büyüdüm ve o pazarı büyüterek gitgide işlerimi de büyüttüm. 3-4 sene sonra tekstilde Türkiye’nin en büyük ihracatçısı olduk. Daha sonra değişik ülkelere gittik, değişik koleksiyonlar yaptık. Parekendeye girdik, dünyaya açıldık. 5 kıtada firmalar kurduk, Şahinler Holding’i meydana getirdik. Daha sonra krizler yaşadık, tekstil sektörü fazla para getirmez oldu ve farklı sektörlere girdik. Mesela turizm iyi bir sektör oldu, orada büyümeye devam ediyoruz. Avrupa Serbest Bölgesi çok örnek bir serbest bölge oldu, orada da büyümeye devam ediyoruz. İnşaata girdik. Dolayısıyla böyle 5 farklı sektörde faaliyet gösteren derli toplu bir holding haline geldik. İnşallah bu şekilde hep birlikte yola devam edeceğiz.</p>



<p><strong>Members:</strong>&nbsp;O yıllarda Almanya’da zorluklarla karşılaştınız mı?&nbsp;</p>



<p><strong>Kemal Şahin:</strong>&nbsp;Almanya’da Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ettim. Onlar bana akıl verdi. Nasıl izin alınır, neler yapabiliriz, çalışma iznini nasıl alırız, diye. Yabancılar dairesine gittim. O zamanlar izin vermiyorlardı. Ama ben ikna ettim insanları. Türkiye’ye dönmem gerekiyordu. Ama orada çalışmayı da çok istedim. Gerçekten bir şekilde izin aldım.</p>



<p><strong>Members:</strong>&nbsp;ATİAD’ın kurulmasında büyük emekleriniz var. Önümüzdeki yıl otuzuncu yaşını kutlayacak bir iş dünyası örgütünün kurucu başkanı olarak önemli işleri gerçekleştirdiniz. ATİAD, Almanya ile Türkiye arasında ikili ilişkilerin gelişmesinde etkin roller üstlendi. Geçmiş otuz yıla baktığınızda öne çıkan olaylar, şahsiyetler ve başarılar olarak neler aklınıza geliyor?&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>



<p><strong>Kemal Şahin:</strong>&nbsp;ATİAD gerçekten Almanya’daki Türklerin kurduğu çok kurumsal bir dernek oldu. Oranın iş dünyasını kucakladı. Türkiye ile ilişkiler kurdu. Gümrük Birliği’ne girmemiz, Avrupa Birliği’ne yaklaşmamız, vergilerin kaldırılması konusu vardı. Bu alanda yoğun bir lobi faaliyeti yaptık. Antalya’da otelde Avrupa Parlamentosu’ndan bir dostluk grubunu ağırladık. Onlar daha sonra Avrupa Parlamentosu’nda bizim lehimize oy kullandılar. Avrupa Parlamentosu’nu ziyaret ettik. İnsanlara anlattık bunun önemini, dostlar kazandık Almanya’da. Her sene Türkiye’ye geldik, Demirel’i, Özal’ı ziyaret ettik. Türkiye ile Almanya arasında hem siyasi hem ekonomik olarak köprü işlevi gördük. Dolayısıyla gerçekten örnek alınacak bir kuruluş olduk. Daha sonra bizi örnek alarak Türkiye’de ve Almanya’da çok kuruluşlar oluştu. Bugünkü DEİK’in temelini de biz ATİAD’la beraber attık. ATİAD 30 yılını kavgasız bir şekilde, demokratik seçimlerimizle, çaılşmalarımızla, birliğimizle çok örnek bir kurum olarak geçirdi. Ben de halen destekliyorum.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Hem Türkiye’de hem de Almanya’da devletin en üst makamları tarafından ödüllendirildiniz. İki ülkeyi de, ülke insanlarını da çok yakından tanıyorsunuz. Bunun size kazandırdıkları oldu mu?</p>



<p><strong>Kemal Şahin:</strong>&nbsp;ATİAD’la Türkiye ile Almanya arasında ciddi hatlar kurduk. O zaman ihracatın yarısı tekstildi. Tekstil ihracatının neredeyse yarıdan fazlasını bizim grup yapıyordu. O kadar iddalıydık. O gücümüzü Almanya’daki Türkler için de kullanmayı istedik. ATİAD’ı kurduktan sonra her sene Türkiye’ye gidiyorduk. Hükümet temsilcileriyle, bakanlarla, siyasi parti liderleriyle görüşüyorduk. Milletvekilleriyle toplantılar yapıyorduk. Cumhurbaşkanı’nı, Başbakan’ı ziyaret ediyorduk. Ondan sonra bir vakıf kurduk. O vakıfla Dünya iş adamlarını toplamaya çalıştık. Dolayısıyla iş yaparken elde ettiğimiz tecrübelerimizi sivil toplum örgütlerine aktardık. Süleyman Demirel 15 kişiye Üstün Hizmet Madalyası verdi. Onu bizim üyelerimizdi. Bu çalışmalarımız bana hem Almanya’dan hem Türkiye’den üstün hizmet madalyası kazandırdı. Yani benim çalışmalarımın hep yüzde otuzu sivil toplum örgütleri, hayır işleriydi, halen de devam ediyorum. Halen yüzde otuzunu maddi manevi insanların hayatına dokunup hem ülkeler ve kültürler arasındaki dostlukları yaymaya hem de özellikle de eğitim alanında ihtiyacı olan gençlere yardım etmek, iyi bir kariyer yapmalarına vesile olup katkı sağlamaya devam ediyorum.&nbsp;</p>



<p><strong>Members:</strong>&nbsp;Gençlere eğitim konusunda ciddi hassasiyetleriniz var. Bu konudaki inisiyatiflerinizle ne gibi çalışmalara imza atıyorsunuz?</p>



<p><strong>Kemal Şahin:&nbsp;</strong>Ben ATİAD’dan sonra TD-IHK’yı da kurdum. Bizim örgütlendiğimizi ve bu işleri yaptığımızı bildiği için odalar birliği başkanı benden rica etti. Onun da kurucu başkanıyım. O da önemli bir kurum. Tayyip Erdoğan ile Schröder’i bir araya getirdik. &nbsp;Büyük kongreler yaptık. Türkiye’ye yatırım yapılmasını sağladık. Ben derneklerde hep iki üç sene başkanlık yapıp çekildim. Sonra şunu düşündüm. Biz sadece bugünü değil, geleceği de yönetmek zorundayız. Geleceği de en iyi şekilde kurmamız lazım. Onun için eğitim vakıflarını kurduk. Alman arkadaşlarımıza gençlik platformu kurduk. Yurt dışındaki en büyük gençlik platformu Türk-Alman Akademisyenler ve Öğrenciler Birliği’ni kurduk. Halen onlar da faaliyetlerine devam ediyor. 18 yıl oldu. Türk-Alman Eğitim Vakfı’nı kurduk. On binlerce çoçuğa burs verdik. Çünkü ne kadar yetenekli çocukları, fakir çocukları yukarıya çıkarırsak, iyi yöneticiler yetiştirirsek ülke geleceğini o kadar iyi şekillendiririz. Türkiye’de herkes çok gençlerimiz olduğunu söyler, ama onları geliştirmeyi ve verimli hale getirmeyi çoğu düşünmüyor. Potansiyel var. Biz o potansiyele dokunup, bu yönümüzle de çok insan yetişmesine vesile olduk. Onlarla ben gurur duyuyorum.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>İş hayatında büyük başarılar elde ettiniz. Birçok insan için rol model oldunuz. Böyle bir hayal kurmuş muydunuz? Daha neleri gerçekleştirmeyi hayal ediyorsunuz?</p>



<p><strong>Kemal Şahin:&nbsp;</strong>Tabi böyle bir holding kuracağımı, böyle paralar kazanacağımı, büyük başarılar elde edeceğimi, onbinlerce insana istihdan sağlayacağımı, ülkeler arası dernekler kuracağımı hayal etmedim. Ama adım adım gittikçe, kendimizdeki gücü, kendimizdeki becerilerimizi gördükçe güzel şeyler olacağına olan inancım arttı. Bu inancımın arttmasında hem Alman hem de Türk özelliklerini bilmek ve bunu olumlu bir şekilde birleştirmek de önemli bir etkendi. Her sene bir sonraki üç yılı görerek ona göre planlar yaptım. Basamakları çıka çıka geldiğim en son noktada, şu anda, herşeyi yapabileceğimize inancımız oluştu. Temel motivasyonum bu diyebilirim. Ama neden işadamı oldunuz ve bu kadar insanlara yardım ettiniz diye sorarsanız; ben fakir bir köyde okudum, burslarla geldim buralara. Onun için burs verdim, burs vermeyi düşündüm, Tabi o fakir bölgeye ana-baba ocağımıza, başta köylülerimize, onlara hem eğitim açısından hem iş açısından yardım ettim, önder oldum. Ve o bölgede binlerce insan gerçekten demokratik, kavga yapmayan, üreten insanlar haline geldi. Ve doğaya da dokunduk. Gerçekten insanların bir yere gelmesi, doğaya yardımcı olmak, fakirliği aşmak temel motivasyonum.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Yeni normaller, belirsizlikler ve alternatif çalışma koşulları hayatımızın birer parçası oldu. Bu süreci siz nasıl yaşadınız? Geleceğe bakışınız nasıl? Nasıl bir iş dünyasına hazırlıklı olmalıyız?</p>



<p><strong>Kemal Şahin:&nbsp;</strong>2020 yılı mart ayı gerçekten şoktu. Hem iş hem holding hem de kendim için. Evlere hapis olduk. Artık bununla yaşar olduk. Ama bunlar yeni şeyler getirdi, hem bizde hem de ekonomide. Birincisi dijitalleşiyoruz aslında. Toplantılarımızı daha verimli yapıyoruz, daha hızlı yapıyoruz. Dünyadaki arkadaşlarımızla her iki haftada bir bağlanıyoruz. Seyahatler azaldı, benzin masrafları azaldı. Birbirimize daha çok yakınlaştık. Daha sık toplanmaya başladık. Almanya’dan, Antalya’dan, dünyanın dört bir yanından herkesi topluyoruz. Herkes herkesle konuşuyor ve herkesin bilgisi herkese gidiyor. Bu benim için önemli bir verim kaynağı çalışmamız için. Gelecekte de bu yönde ilerleyeceğiz. Ama ben özel olarak daha az çalışıyorum. Daha az seyahat ediyorum. Dolayısıyla daha çok düşünen, daha çok fikir üreten bir noktaya geldim. Bu pandemide güzel projeler yaptık, güzel neticeler aldık. Almanya’da devam edeceğiz. Vizyon olarak gelecekteki başarılarımızın alt yapısına da katkı sağladık. Çünkü çok zamanımız vardı çok düşündük. Bol bol spor yaptım, daha çok spor yaptım. Beslenmeye çok dikkat ettim. Pandemi normal bir hayat standardı oldu.</p>



<figure class="wp-container-4 wp-block-gallery-3 wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped">
<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-1.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="563" data-id="2540"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-1.jpeg" alt="" class="wp-image-2540" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-1.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-1-450x317.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-1-768x540.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-1-1.png"><img loading="lazy" width="358" height="187" data-id="2537"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-1-1.png" alt="" class="wp-image-2537"/></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-2.jpeg"><img loading="lazy" width="683" height="1024" data-id="2538"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-2-683x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-2538" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-2-683x1024.jpeg 683w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-2-300x450.jpeg 300w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-2.jpeg 720w" sizes="(max-width: 683px) 100vw, 683px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-3.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="553" data-id="2539"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-3.jpeg" alt="" class="wp-image-2539" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-3.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-3-450x311.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-3-768x531.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-4.jpeg"><img loading="lazy" width="742" height="1024" data-id="2548"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-4-742x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-2548" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-4-742x1024.jpeg 742w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-4-326x450.jpeg 326w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-4-768x1059.jpeg 768w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-4.jpeg 783w" sizes="(max-width: 742px) 100vw, 742px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-5.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="600" data-id="2541"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-5.jpeg" alt="" class="wp-image-2541" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-5.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-5-450x338.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-5-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-6.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="534" data-id="2542"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-6.jpeg" alt="" class="wp-image-2542" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-6.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-6-450x300.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-6-768x513.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-8.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="530" data-id="2543"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-8.jpeg" alt="" class="wp-image-2543" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-8.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-8-450x298.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-8-768x509.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-9.jpeg"><img loading="lazy" width="768" height="1024" data-id="2544"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-9-768x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-2544" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-9-768x1024.jpeg 768w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-9-337x450.jpeg 337w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-9.jpeg 800w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-10.jpeg"><img loading="lazy" width="774" height="1024" data-id="2546"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-10-774x1024.jpeg" alt="" class="wp-image-2546" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-10-774x1024.jpeg 774w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-10-340x450.jpeg 340w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-10-768x1016.jpeg 768w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-10.jpeg 800w" sizes="(max-width: 774px) 100vw, 774px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-11.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="534" data-id="2545"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-11.jpeg" alt="" class="wp-image-2545" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-11.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-11-450x300.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-11-768x513.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-12.jpeg"><img loading="lazy" width="719" height="482" data-id="2547"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-12.jpeg" alt="" class="wp-image-2547" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-12.jpeg 719w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/kemal-sahin-12-450x302.jpeg 450w" sizes="(max-width: 719px) 100vw, 719px" /></a></figure>
</figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/kemal-sahin/">KEMAL ŞAHİN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GANİ EREN</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/haber/gani-eren/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Mar 2021 11:05:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2523</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gani Eren – Çelik granül ondan sorulur Gani Eren, ailesinden üçüncü kuşak sanayici. 30 yıldır Düsseldorf’tan Dünya’ya çelik granül ticareti yapan Eren, 1927 yılında kurulan aile torna atölyesini makine üretimine çevirerek&#160;otomatik palet ve torba boşaltma makinası ve modüler silo üretimi de gerçekleştiriyor. Members:&#160;Gani Bey bize kendinizden bahseder misiniz? Gani Eren:&#160;Ben üniversite eğitimi için Almanya‘ya gelip [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/gani-eren/">GANİ EREN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Gani Eren – Çelik granül ondan sorulur</strong></p>



<p><strong>Gani Eren, ailesinden üçüncü kuşak sanayici. 30 yıldır Düsseldorf’tan Dünya’ya çelik granül ticareti yapan Eren, 1927 yılında kurulan aile torna atölyesini makine üretimine çevirerek&nbsp;</strong><strong>otomatik palet ve torba boşaltma makinası ve modüler silo üretimi de gerçekleştiriyor.</strong></p>



<p><strong>Members:</strong>&nbsp;Gani Bey bize kendinizden bahseder misiniz?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Ben üniversite eğitimi için Almanya‘ya gelip de, okuldan sonra burada kalanlar grubuna dahilim. Daha önce, 50‘li ve 60‘lı yıllarda aileden Almanya‘da üniversite eğitimi alan yakınlarımız oldu. Hem onlardan hem de genel olarak Avrupa‘daki üniversite yaşamından etkilenerek 1979 yılında üniversite eğitimi almak için Almanya‘ya geldim. 1986&nbsp;yılında Paderborn Üniversitesi‘nden Haberleşme ve Otomasyon Mühendisi olarak mezun oldum. Mezuniyetten sonra büyük bir uluslararası şirkette mühendis olarak makina üretimi ve sanayiye yönelik çalıştım.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Kendi işinizi kurma fikri nasıl doğdu? Bu konuda örnek aldığınız kişi/kurumlar oldu mu? Sizi nasıl etkiledi?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Türkiye‘deyken iş dünyasının içinde yetişmiştim. Çevremde ve ailede genelde serbest çalışan, kendi işyerleri olan kişiler vardı. Üniversite yıllarında ve profesyonel iş hayatım süresince Türkiye‘deki çevremden Avrupa ile ilgili bir çok talepler, ricalar geliyordu. Onlara kayıtsız kalamadım. Serde de sanayicilik olduğundan, bu talepleri ve ricaları profesyonel bir kurum tarafından yapmak adına OPTIMAL engineering &amp; trade adı altında 1991 yılında kendi şirketimi kurdum. Şirketimi kurmamın bir diğer nedeni ise, ailemin tamamının Türkiye‘de bulunmasından kaynaklandı. Böylece hem tatillerde hem de sık sık iş için Türkiye’ye gidişlerimde ailemi ziyaret edebilme fırsatı bulabilecektim.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Firmanızın faaliyet alanları nelerdir? Ne gibi hizmetler veriyorsunuz?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Kuruluş aşamasında sözkonusu talepler ve ricalar çok geniş bir alanı kapsıyor idi. Bu geniş portföy bana birçok deneyim ve bilgi kazandırdı ve giderek kendiliğinden gelişti. Başlangıçtaki mühendislik ve ticaret belirli alanlarda uzmanlaşarak ve yeni firmalar kurarak devam etti. OPTIMAL engineering &amp; trade GmbH olarak, dökümhanelerde döküm parçaları temizlemek için kullanılan çelik granül ithal edip, Batı ve Kuzey Avrupa‘ya satıyoruz. Yine aynı alanda çelik granülü Amerika‘ya satmak için 2016 yılında orada Burleigh Industries adında ortaklı bir şirket kurdum. 2000 yılı başında, 1927 yılında kurulmuş bulunan ve şu anda üçüncü kuşak tarafından yönetilen torna atölyesini makina üretimine taşıyarak, Novamak firmasını kurduk. Orada otomatik palet ve torba boşaltma makinası ve modüler silo üretimine geçtik. Bu şirketin devamını 2019 yılında Düsseldorf‘a taşıdık. Mühendislik ve satış alanında 15 yıldan beri beraber çalıştığımız ICM Makina ile temizlik kağıdı konfeksiyon makinaları üretiyoruz. Her üç konuda da Dünya genelinde söz konusu alanda çalışan ilk 10 firma içindeyiz diyebilirim.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Yaklaşık 30 yılı aşkın bir süredir Almanya’da kendi işinizi yapıyorsunuz. Bunun ne gibi zorlukları oldu? Size ne gibi kolaylıklar sağladı?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Başlangıçta yalnız olmanın ve maaşsız çalışmaya başlamanın getirdiği ekonomik bir baskı vardı. Yani işlerin iyi gitmemesi veya yavaş gitmesi durumunda masrafları nasıl karşılayacaktım, diye çok uykusuz kalmışımdır. Üniversite eğitimi ve sonradan büyük bir firmada deneyim edinmeme rağmen, Almanya‘da iş hayatını bilmiyordum. O zamanlar çevremizde danışabileceğimiz kişiler yok denecek kadar azdı. Bu süreci zor ve büyük uğraşılar ile geçirerek bugünlere geldim. 2021 yılı sonunda firmamın 30. yılını kutlayacağız. O işin zor taraflarıydı. Almanya‘nın oturmuş, düzenli ve dürüst bir iş dünyasına sahip olmasını da kolaylıklar hanesine yazabilirim.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Almanya’da yatırım yapmış bir iş insanı olarak Türkiye’deki girişimcilerle deneyimlerinizi paylaşıyorsunuz. Türkiye’den Almanya’ya gelmeyi planlayan şirketlere neler önerirsiniz? En çok nelere dikkat etmeleri gerekir? Yapmamaları gereken hatalar nelerdir?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Ben, hem Almanya‘nın hem de Türkiye‘nin globalleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle Türk firmalarının buraya gelmesini, burada yaşayan Türk toplumu için çok yararlı olacağı görüşündeyim. Deneyimlerimi de çeşitli seminer ve bilgilendirme toplantılarında paylaşarak buna katkıda bulunmaya çalışıyorum. Türkiye ve Almanya‘nın iş kültürünü yakından tanıdığımdan birleştirici olarak fahri bir uğraş veriyorum. Ben genelde iş dünyası, firma ve kişisel ilişkiler gibi konularda destek vermeye çalışıyorum. Türkiye’den Almanya’ya gelmeyi düşünen firmalara, nelere dikkat etmeleri veya hangi hataları yapmamaları konusu uzun bir konu. Bu gibi kuruluş konularında uzman arkadaşlar var, onlara yönlendiriyorum.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Mühendislik alanında faaliyetler veriyorsunuz. Uzun yıllara dayanan bir meslek tecrübesine sahipsiniz. Almanya’da mühendislik alanında eğitim gören gençlere tavsiyeleriniz neler olacaktır? Genç mühendisler kendi kariyer planlamaları için Almanya’yı nasıl bir şansa çevirebilirler? Hangi konularda kendilerini geliştirmelerini önerirsiniz?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Mühendislik veya başka mesleklerde eğitim gören gençlerimize, eğitim sürecinde, staj, tatilde çalışma, okul bitirme projelerini firmalarda yapmak, fuarlar vb. olanakları kullanarak iş dünyasına erken adım atmalarını kesinlikle tavsiye ediyorum. Eğitim aldıkları meslek yanında dil, işletme ve ekonomi, yani iş dünyasında her zaman işlerine yarayacak konularda kendilerini yetiştirmeleri gerekli<strong>.</strong></p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Geleceğe yönelik planlarınızda hangi konular ağır basıyor? Neleri gerçekleştirmeyi hayal ediyorsunuz?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Olan işlerimizin gelişimi, daha kurumsallaşmak ve işletmeyi dördüncü nesile götürebilmek diyebilirim.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Yeni normaller, belirsizlikler ve alternatif çalışma koşulları hayatımızın birer parçası oldu. Bu süreci siz nasıl yaşadınız? Geleceğe bakışınız nasıl? Nasıl bir iş dünyasına hazırlıklı olmalıyız?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Bu olağanüstü süreç herkes gibi beni de etkiledi. Olanaklar içerisinde işimizi devam ettirmek uğraşısı veriyoruz. Örneğin eylül ve ekim aylarında sevkiyatını yapıp da, seyahat kısıtlamaları nedeni ile montajcılarımızı gönderemediğimizden, Fransa ve Macaristan’da gerçekleştirdiğimiz projelerin makinalarının montajını ben gidip yaptım ve devreye aldım. Şu anda sanal olarak Meksika’ya gönderdiğim makinanın montajını yaptırıyoruz ve önümüzdeki günlerde sanal olarak devreye alacağız. 2 yıl önce böyle bir durumu düşünemezdim. Bu duruma göre işlerimizi yönlendirmeye çaba gösteriyoruz.</p>



<p><strong>Members:&nbsp;</strong>ATİAD’la geçmişe dayalı bir ilişkiniz var. ATİAD’la tanışmanız nasıl oldu? ATİAD’dan ne gibi beklentileriniz var?</p>



<p><strong>Gani Eren:&nbsp;</strong>Rahmetli Eşref Ünsal&nbsp;<strong>ağabeyimizin yönlendirmesi ile&nbsp;</strong>ATİAD ile ilişkilerim kuruluşundan beri hep vardı.&nbsp;<strong>Birçok etkinliklere katılıyordum, ATİAD</strong><strong>’ı</strong><strong>&nbsp;takip ediyordum. Üyeliğim sonraki yıllarda oldu. ATİAD’dan beklentilerim, güç birliği ile burada bulunan iş insanlarımıza destek olabilmek, iş insanlarımız ve gençlerimizle deneyimlerimizi paylaşmak ve bayrağı daha da ileriye taşımak.</strong></p>



<figure class="wp-container-6 wp-block-gallery-5 wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped">
<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-1-1.jpeg"><img loading="lazy" width="358" height="187" data-id="2526"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-1-1.jpeg" alt="" class="wp-image-2526"/></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-2.jpeg"><img loading="lazy" width="768" height="1024" data-id="2530"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-2.jpeg" alt="" class="wp-image-2530" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-2.jpeg 768w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-2-338x450.jpeg 338w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-3.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="600" data-id="2528"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-3.jpeg" alt="" class="wp-image-2528" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-3.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-3-450x338.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-3-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-4.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="534" data-id="2529"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-4.jpeg" alt="" class="wp-image-2529" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-4.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-4-450x300.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-4-768x513.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-5.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="600" data-id="2527"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-5.jpeg" alt="" class="wp-image-2527" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-5.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-5-450x338.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-5-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><a href="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-6.jpeg"><img loading="lazy" width="800" height="600" data-id="2531"  src="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-6.jpeg" alt="" class="wp-image-2531" srcset="https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-6.jpeg 800w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-6-450x338.jpeg 450w, https://www.atiad.org/wp-content/uploads/gani-eren-6-768x576.jpeg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a></figure>
</figure>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/gani-eren/">GANİ EREN</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KÜRŞAD YILMAZ</title>
		<link>https://www.atiad.org/tr/haber/kuersad-yilmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2021 12:19:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İçimizden Biri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.atiad.org?p=2500</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kürşad Yılmaz – Hayallere doğru adım adım Kürşad Yılmaz ATİAD Ailesi’nin genç üyelerinden. Yılmaz, üniversiteden mezun olduktan sonra kurduğu personel servisi alanında hizmet veren&#160;Yilmaz Dienstleistungen GmbH&#160;şirketiyle başlayan iş hayatında, bugün inşaat ve yenilenebilir enerji alanında da faaliyetler yürüten Yılmaz Group ile yüzlerce kişiye istihdam sağlıyor. Hayallerini sağlam adımlar atarak hayata geçiren Kürşad Yılmaz, ATİAD’ın gelecekteki [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/kuersad-yilmaz/">KÜRŞAD YILMAZ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Kürşad Yılmaz – Hayallere doğru adım adım</strong></p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz ATİAD Ailesi’nin genç üyelerinden. Yılmaz, üniversiteden mezun olduktan sonra kurduğu personel servisi alanında hizmet veren&nbsp;</strong>Yilmaz Dienstleistungen GmbH&nbsp;<strong>şirketiyle başlayan iş hayatında, bugün inşaat ve yenilenebilir enerji alanında da faaliyetler yürüten Yılmaz Group ile yüzlerce kişiye istihdam sağlıyor. Hayallerini sağlam adımlar atarak hayata geçiren Kürşad Yılmaz, ATİAD’ın gelecekteki yöneticilerinden biri olmaya aday.</strong></p>



<p><strong>Members</strong>&nbsp;&#8211; Kürşad Bey bize kendinizden bahseder misiniz?</p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz&nbsp;</strong>&#8211;&nbsp;21&nbsp;Şubat 1992 tarihinde Almanya’nın Diepholz şehrinde doğdum. Eğitim hayatım Almanya‘da başladı. İlkokulu Almanya‘da bitirdikden sonra ailecek eğitimime Türkiye’de devam etmemin daha doğru olacağına karar verdik. Türkiye‘de memleketim Kırşehir´de Kırşehir Lisesi‘nden mezun oldum. Daha sonra İzmir Ekonomi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği Bölümü’nde başladığım üniversite hayatıma yatay denklik yaptırıp Hannover Leibniz Üniversitesi Siyaset Bilimleri Bölümü’nde devam ettim. Ve buradan mezun oldum. Hannover’de siyaset bilimleri ögrencisiyken, Eyalet Meclisi ve Brüksel Avrupa Parlamentosu‘nda staj yaptım. Evliyim ve bir çocuk babasıyım.</p>



<p><strong>Members</strong>&nbsp;&#8211; Siz çok genç yaşlarda girşimciliğe başladınız. Bu fikir nasıl doğdu? Kendinize örnek aldığınız kişiler kimler oldu?</p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz&nbsp;</strong>&#8211;&nbsp;Biz aile olarak her zaman kendi işimizi yaptık. Rahmetli dedem Fevzi Yılmaz „Gastarbeiter“ olarak kastettiğimiz misafir işçi olarak Almanya‘ya gelmiş. Kendisi çok çalışkandı. Günde 12-15 saat çalışırdı. Daha sonra babam ve amcalarım geldikten sonra ailece çalışmaya başlamışlar. Bu şekilde daha çok birikim yapıp kısa sürede tekrar memlekete dönmeyi planlamışlar. Dedem ve babam Almanya‘dan Türkiye‘ye ilk biçerdöver götüren kişiler arsında yer alırlar. Ben de eğitim hayatımı tamamladıktan sonra kendi işimi yapmak istedim. Üniversitede okurken arkadaşlarımın şirketleri vardı, ancak çalıştıracak personel bulamazlardı. Bu bende bir iş fikri oluşturdu. &nbsp;Staj yaptığım dönemlerde edindiğim yurtdışındaki bağlantılarım vasıtasıyla insan gücü kaynaklarına ulaşmaya ve işçi getirmeye başladım. Böylelikle ufak çaplı da olsa kendi işimi yapmaya başladım. Zaman ilerledikçe hem kaynaklarım hem de çevremde personel ihtiyacı hisseden firmalar çoğaldı. Yilmaz Dienstleitung GmbH bu şekilde kurulmuş oldu.</p>



<p><strong>Members</strong>&nbsp;&#8211; Genç yaşta büyük sorumluluklar üstlendiniz, yüzlerce kişiye istihdam sağlıyorsunuz. Bu sizi nasıl motive ediyor?</p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz&nbsp;</strong>&#8211;&nbsp;Hizmet sektörü isminden de anlaşıldığı gibi insanlara hizmeti gerektiren bir alan. İnsanlara değer vermek çok önemli. Onların ne gibi beklentiler içerisinde olabileceklerini anlamak gerekli. Sektörün ismi benim zaten motive olmama yetiyor. Yardım etmeyi, çevreme fayda sağlamayı önemsiyorum. İnsanlar için birşeyler yapabiliyor olmak en büyük motivasyon kaynağım. Tabi ki sıkıntılar da oluyor, ama onlar da işimizin tuzu biberi.</p>



<p><strong>Members</strong>&nbsp;&#8211; Hizmet sektörüyle iş hayatına girdiniz ve daha sonra farklı sektörlerde de yeni girişimlerde bulunuyorsunuz. Bulunduğunuz sektörlerin kolaylıkları ve zorlukları nelerdir? Farklı sektörlerde yatırım yapmak size ne gibi avantajlar sağladı?</p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz&nbsp;</strong>&#8211;&nbsp;Hiç bir iş kolay değil. Her işin kendine göre zorlukları var. Bildiğiniz işi yaparsanız daha çok verim alırsınız, ama her işi ben yapayım derseniz de hem maddi hem de manevi olarak çok büyük sıkıntılar yaşarsınız. Ben farklı sektörlere girmeden önce bunun detaylı bir araştırmasını yapıyorum. Bunlar öyle çok kısa sürede gerçekleşebilecek şeyler değil. Örneğin şu an yenilenebilir enerji üzerine yoğunlaştım. Ama bunun temellerini 2-3 sene önce atmıştım. Bugünden yarına olacak işler değil. Herşeyin en ince ayrıntısına kadar, noktasına virgülüne kadar titizlikle incelenmesi gerekiyor. Ben bu işi önce kendim inceledikten sonra mutlaka bu işin ehli uzmanlarına danışıyorum ve fikir alışverişinde bulunuyorum. Bunu bir avantaj niteliğinde düşünürseniz, bugün ektiğimiz ağaçların meyvalarını ilerideki senelerde alıyoruz ve bu şekilde daha da çok alacağımıza inanıyorum. Farklı sektörler üzerine yapılan araştırmaların en önemli avantajı ise, bu sayede bilgi sahibi oluyorum. Ve ben yeni şeyler öğrenmeyi çok seviyorum. Böylece kendimi geliştirmiş oluyorum.</p>



<p><strong>Members</strong>&nbsp;&#8211; Vizyoner bir iş insanısınız, kurumsallığa inanıyorsunuz. Bundan sonra ne gibi projeleri hayata geçirmeyi planlıyorsunuz? Yılmaz Group için ne gibi hayalleriniz var?</p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz&nbsp;</strong>&#8211;&nbsp;Evet dediğiniz gibi kurumsallığa inancım sonsuz. Her işi kendiniz yapamazsınız.&nbsp; Bir vizyona sahipseniz bunu gerçekleştirebilmek için nitelikli çalışma arkadaşlarına ihtiyacınız olacaktır. Bu, en alt kademeden en üst düzey yönetime kadar geçerlidir. Bunlar kurumsallıkta çok önemlidir. &nbsp;Yılmaz Group olarak şu an belirli Avrupa Ülkelerinde faaliyeterde bulunuyoruz. Hizmet ve İnşaat sektörlerinde ve son olarak da yenilenebilir enerji kaynaklarında. Benim hayalim, Yılmaz Group’u bir aile şirketi olarak sadece Avrupa‘da değil tüm Dünya‘da hizmet veren bir noktaya getirmektir. Tabi ki bunları görür müyüm bilemem ama çocuklarımın ve yeğenlerimin bizden sonra daha donanımlı bir eğitim görerek bu bayrağı daha da ileriye taşıyacaklarına eminim.</p>



<p><strong>Members</strong>&nbsp;&#8211; Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz. Yeni normaller, belirsizlikler ve alternatif çalışma koşulları hayatımızın birer parçası oldu. Bu süreci siz nasıl yaşadınız? Geleceğe bakışınız nasıl? Nasıl bir iş dünyasına hazırlıklı olmalıyız?</p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz&nbsp;</strong>&#8211;&nbsp;Biz bu süreci biraz sıkıntılı yaşadık. Alman devletine bizlere sağladığı desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. „Kurzarbeit“ dediğimiz sistem olmasaydı belki de şu an yıllardır birlikte çalıştığımız çalışma arkadaşlarımız aramızda olamayacaktı. Bazı insanlar pandemi sürecini çok ciddiye almadılar. Ben bunu kabul edilir olarak görmüyorum. Tüm medya kuruluşlarında İtalya ve ABD başta olmak üzere, bir çok ülkede ne tür acılar yaşandığını gördük. Kurallara mutlaka uymalıyız. İş hayatı durgunluklar yaşasa da bir şekilde devam ediyor ve edecektir de. İş dünyasında şu an olduğu gibi homeoffice sistemi bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Bu tam verimli olmasa da sağlığımız açısından en uygununun bu olduğunu düşünüyorum.</p>



<p><strong>Members</strong>&nbsp;&#8211; ATİAD ile tanışmanız nasıl oldu? ATİAD hakkında neler düşünüyorsunuz? Beklentileriniz nelerdir?</p>



<p><strong>Kürşad Yılmaz&nbsp;</strong>&#8211;&nbsp;ATİAD‘ı gençlik yıllarımdan beri takip ediyorum. Kendi işimi kurduğumda bir gün mutlaka üyesi ve daha sonra ise yöneticisi olmayı hep istemişimdir. Türk iş insanlarımızın Avrupa‘da böyle güzel bir aile ortamı ve söz sahibi bir lobi oluşturması gerçekten takdir edilmesi gereken bir durumdur. ATİAD çok değerli ve Avrupa‘daki sayılı derneklerden biridir. ATİAD‘dan beklentim biraz daha iş birliği içinde olmamızdır. Yani herkesin kendi işini yapmasının dışında beraber işler yapmasını da çok isterim.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/haber/kuersad-yilmaz/">KÜRŞAD YILMAZ</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.atiad.org/tr/ana-sayfa/">ATIAD</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
