Üyelik

Aile şirketinden Avrupalı modern bir işletmeye

Volkan Kuru “Türkler eskiden sadece üç sektörde, turizm, gıda ve tekstil sektörlerinde iş yapardı” diyor. Ancak Marmara GmbH’nın Genel Müdürü Kuru’ya göre bu durum artık tümüyle değişti, Almanya’daki Türkler her sektörde başarılı girişimciler oluyorlar. 

Marmara aile şirketinden sektörünün liderlerinden bir haline nasıl geldi?

1980’de Düsseldorf halinde kuruldu şirketimiz. Birkaç yıl sonra Hannover’de şubeleşmeye gittik. 1990’lı yıllarda da Frankfurt am Main’da bir şube açarak Almanya’da bir üçgen oluşturduk. Bunun nedenlerinden biri de şuydu: Eskiden müşteriler geceleyin hallere gidip, ürünlerini oradan satın alır, ihtiyaçlarını kendileri tedarik ederdi. Biz müşterilerimize yük olan bu işi üstlendik. Lojistik açıdan da Almanya’nın her yerine kısa sürede ürün ve mal götürebileceğimiz yerlerde şubelerimiz var. Ayrıca Tukaş, Koska gibi büyük Türk şirketlerinin de bayisiyiz.

Bu kadar büyüyen bir şirketin bir saat gibi işlemesi de gerekiyor o zaman.

Birkaç yıl önce Ratingen’de kurduğumuz merkezden Avrupa’nın tedariğini sağlıyoruz. Frankfurt, Düsseldorf ve Hannover’deki şubelerimiz günlük sebze, meyve ve kuru gıda ürünlerini pazarlamaya devam ediyor, ama buradan da full servis, kapıya teslim, Avrupa’nın her tarafına servis veriyoruz. 20 kişilik satış ekibimiz var, bunlar Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda ve Almanya’da müşterileri ziyaret edip siparişleri alıyorlar. Biz de buradan en geç 48 saat içerisinde teslim ediyoruz müşterimize.

Bu sektörde inovasyon, yenilik mümkün mü?

Artık yalnızca etnik bir azınlığa, Türk müşteriye değil, Almanlar’a da hitap etmeye çalışıyoruz. O bir yenilik olabilir. Nitekim Türk ürünleri yalnızca etnik mutfakta değil, Alman ailelerin de mutfağında yer ediniyor. Bu tabi kültürümüzün yavaş yavaş kabul edilmiş olmasıyla da ilgili.

Bugün başkalarına da gıda sektörüne girmelerini tavsiye edebilir misiniz?

Gıda sektörü çok emek isteyen bir sektör, ciddi biçimde de sermaye gerektiriyor.  Ayrıca iyi bir ekip ve iyi bilgi. Yine de diğer sektörlere oranla gıda sektörü kriz ortamına daha dirençli. Dolayısıyla bu işi doğru yaptığınız zaman emeğinizin de karşılığını alırsınız. Zaten bir işe girişmek isteyen bir kişinin önce kendi kendini sorgulaması gerekiyor, ben bu işi yapabilir miyim, hakkını verebilir miyim diye. Ardından da ciddi bir fizibilite çalışması yapması gerekiyor. Bazı işler dışarıdan bakıldığında çekici görülebilir, ama içine girdiğiniz zaman beklenmedik bazı durumlarla karşılaşmanız da mümkün olur. Dolayısıyla gerçekten iyi bir araştırma yapmak kaçınılmaz. Bunlar tabi iç faktörler. Bir de dış faktörleri incelemek lazım, örneğin bir Türk restoranı açacaksam, bunu yapacağım yeri iyi seçmem lazım ki, yapacağım işin meyvelerini toplayabileyim. Yani benim şahsen tüm niteliklerim uygun olabilir, ama örneğin lokasyon seçiminde hatalı bir karar alırsam, o zaman başarısız olurum.

İnternet sayfamızı sizin için en uygun hale getirebilmek ve sürekli geliştirebilmek için bilinen adıyla “cookies” (çerezler) kullanılmaktadır. İnternet sayfasını kullanmaya devam ederek, çerezlerin kullanımını kabul etmiş oluyorsunuz.
Çerezler hakkında daha fazla bilgiyi Veri Güvenliği Beyanımızdan edinebilirsiniz.
Kabul!